Laiklik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Laiklik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Haziran 2011

Laiklik Nedir?

Atatürk, Florya'dan Çekmece'ye doğru bir yaya yürüyüşünde, bir ağaç altında dinlenen ihtiyar bir adama rastladı.

Adam hürmetle ayağa kalktı, Ata'yı selamladı.

Atatürk sordu: "Beni tanır mısın?" ,

"Tanımaz olurmuyum, Evimde resmin bile var!"

Atatürk memnun olmuştu. Konuşmaya başladılar....
İhtiyar: "Bir işine aklım ermedi" dedi.

"Cumhuriyetçiliği, İnkılâpçılığı, Milliyetçiliği, Halkçılığı hatta Devletçiliği anlıyorum ama, şu Laikliği pek kavrayamadım.
Neden herşeyi birden bozdun?"

Ata: "Bunu sana bir hikaye ile anlatayım" dedi.

Amr-İbnl-As, Mısır'ı fethettiği zaman, Halife Ömer'e bir mektup yazmış:
"Burada birçok kütüphaneler, içlerinde de birçok kitaplar var. Bunları yakayım mı, yoksa bırakayım mı?.."
Ömer cevap vermiş: "Kitapları tetkik et, eğer faydasız şeyler ise, yak!
Yok, eğer faydalı şeyler ise yine yak! Çünkü halk o kitapları okudukça, onlara uymaktan vazgeçmeyecekler, eskiyi unutmayacaklar ve bize yani - yeniye ve yeniliğe - daima düşman olacaklardır!.."
Hikayeyi anlatan Ata, ihtiyara sordu:
"Şimdi sana Laikliğin ne olduğunu izah edeyim mi?"

İhtiyar derin bir sezgi ve sağduyu ile cevap verdi:

"İstemez Paşam, hepsini anladım!"

Berkan Meral Cumartesi, Haziran 25, 2011

13 Mayıs 2010

ATATÜRKÇÜ OLMAK

Atatürkçü olmak demek ; O'nun yaptıklarını örnek alıp vatanı ve milleti için yaşayan bir Türk genci olmak demektir.Hatta tüm insanlığa yararlı bir kişi olmak demektir.Ama ilk önce kendi milletimize faydamız dokunacak ki tüm dünyaya bir faydamız olsun.Bazılarının dediği gibi ve bizlerde diyoruz biliyoruz rozet Atatürkçülüğü ile lafda kalan söylemler ile bu memleket ilerlemez.Aksine şuan gördüğümüz gibi güçlü devletler karşısında etkinliği en aza düşer.Aynı Osmanlı Devleti’ndeki gibi ekonomisini sömürgeci kurumlara teslim eder.Bakan koltuğuna gelir elin gavuru oturur.açıklama yapar milletin temsilcisi gibi de sesimizi çıkaramayız.Atatürk'çülük özde değil de sözde olursa ,AB uğruna devletimizin geleceği tehlikeye atılır.Hainler ,bölücüler elini kolunu sallaya sallaya altında şehitlerin yatmadığı yer olmayan bu mümtaz topraklarda dolaşır,etrafta küstah konuşmalar yaparlar.Bir zamanlar bu topraklarda kalabildiğine bile şükreden piskoposlar artık ortalığa çıkıp ağa babalarına güvenerek "ekümeniklik" ilan ederler.Kurtuluş savaşında tamamen temizlediğimiz ve kovduğumuz namert eller bir gün devletin iradesiz makam sahipleri tarafından bilerek ülkenin bağrına silahlı güç olarak yerleştirilirler.O silahlı güçler bunun da rahatlığıyla her yer benim edası ile davranmaya başlarlar.İstedikleri olmayınca da 50 yıllık müttefikleri bir anda kanlı olur çıkarlar.Atatürk'ü kınayanlara tek sözüm var.Kurtuluş savaşında varını yoğunu ortaya koyup bu millet için kenetlenen o güzel insanlar bugün olsa bu olanlara izin verirler miydi?Atatürk'ün önderliğinde kenetlenip 7 düveli kovmuşlar Anadolu'dan.Siz olsanız acaba bu fedakarlığı ve yüksek iradeyi gösterebilir miydiniz?Atatürk ve Yakın arkadaşları (Ekibi) neleri yenmemişler ki isteselerdi vatanı satıp bir ton parayla krallar gibi yaşayabilirlerdi.Ama yapmadılar.Çünkü vatan ve millet sevdalısı idiler.Bugün Atatürk'e karşı savunduğunuz insanlar acaba o devirde aynı iradeyi gösterebilirler miydi?Hiç sanmıyorum.Kaldı ki bugün güzelim devletin geleceğini en kör insanın bile atamayacağı anlaşmalara imza atarak masaüstünde tehlikeye atıyorlar.Devletin eli ayağı konumundaki kurumları yabancılara yok pahasına satıyorlar.Olmayan sorunları kabul ediyorlar ve namerde koz veriyorlar.Atatürk'ü kınamaya hiç kimsenin hakkı yok.O devrin şartları bugüne göre akıl erdirilemeyecek kadar çok zordu.Buna rağmen devlet millet el ele ülkeyi kalkındırdılar.Sanayi hamleleri yaptılar.Dışarıdan mal alımını en aza indirecek adımlar attılar.Aklı selim işler yaptılar.Ya bugün ,ya bugün ne oluyor?şimdiki yöneticilerimizde devleti satar gibi işler yapıyorlar.Söyleyecek sözüm yok.Gören gözlere , duyan kulaklara ve hisseden yüreklere...

Berkan Meral Perşembe, Mayıs 13, 2010