Yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

01 Temmuz 2012

:-) tarihi: İfadelerle zamanda yolculuk...


İnternetin vazgeçilmezi olan ifadeler tam 155 yaşında! İşte tarih boyunca :-) ve diğerleri...

İletişim, tarih boyunca teknolojinin gelişiminden her zaman aslan payını almıştır. Bir zamanlar dumanla haberleşen insanoğlu, bugün artık görüntülü telefonların keyfini çıkartıyor. İnternetin anında mesajlaşma yazılımları ise günümüzde dünya çapında neredeyse en sık kullanılan iletişim aracı haline geldi. Fakat pek çok kullanıcı için sanal iletişim araçlarının bir eksiği var, duyguları ifade etmek hiç de kolay değil. Bilim adamları yüz yüze konuşurken mimik ve ifadelerin, duyguları iletmenin en önemli yöntemi olduğunu ispatladılar ama MSN'de karşınızdakinin yüzünü görmediğiniz durumlarda onun tam olarak ne hissettiğini bilmeniz mümkün değil.

Neyse ki emoticon veya smiley adı verilen simgeler bu noktada imdadımıza yetişiyor. Ama bu simgelerin doğuşu genel kanının aksine internet ve MSN ile birlikte olmadı. Yazı tiplerini birer duygusal ifade olarak kullanmanın tarihi çok daha eskilere dayanıyor.

Smiley'lerin bilinen ilk kayıtlı kullanımı tam 155 yıl öncesine dayanıyor. 1857 yılında ABD'de aylık olarak yayınlanan The National Telegraphic Review and Operators Guide (Ulusal Telgraf İnceleme ve Operatörler Kılavuzu) dergisinin Nisan sayısında ifadelere ilk kez rastlıyoruz. Bu ilk ifadeler ya da evrensel adıyla emoticon'lar Mors Alfabesi ile "sevgi ve öpücük" işaretleri olarak kayıtlara geçmişti.

Daha sonra 1862 yılında ikinci kez karşımıza eski ABD başkanı Abraham Lincoln'ün bir konuşmasının metninde çıktılar. Göz kırpma şeklinde yazılmış olan bu ifadenin bir yazım hatası mı yoksa Lincoln'ün konuşmasının o noktasında vermesi gereken ifadenin ipucu mu olduğu ise halen bilinmiyor.

Fakat Smiley ilk olarak ancak 1881 yılında çok daha geniş kitlelere ulaşabildi. Bunda o dönemin popüler Amerikan mizah dergisi Puck'ın katkısı çok büyük. Derginin 30 Mart tarihli sayısında "Tipografik Sanat" adıyla yayınlanan ufak bir bölüm, mutluluk, melankoli, şaşkınlık ve kayıtsızlık anlamına gelen 4 emoticon'u simgeleri ve anlamlarıyla beraber yayınladı.

Berkan Meral Pazar, Temmuz 01, 2012

06 Mart 2012

İstanbul’un en güzel yerlerini canlı canlı izleyin


İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin, çoğu kimsenin haberdar olmadığı fevkaladenin fevkinde bir hizmeti var. İstanbul’un en güzel noktalarına yerleştirilen kameralar sayesinde İstanbul aşıklarına bu güzelim şehri 7/24 canlı olarak izleme imkanı sunuluyor, hem de yüksek kalitede.

Pierre Loti, Eminönü, Kız Kulesi, İstiklal Caddesi, Çamlıca, Sultanahmet ve daha bir çok “ah ulan şurda ne anılarım geçmişti be” noktası sadece bir tık uzağınızda. Hatta bazı yerler için sesli görüntü imkanı da sunuluyor.

İstanbul’u hemen izlemek için aşağıdaki bağlantıya tıklayabilirsiniz:
http://www.ibb.gov.tr/tr-TR/e-belediye/Pages/turistik_kameralar.aspx

Berkan Meral Salı, Mart 06, 2012

03 Ocak 2012

Dünün en günahkarı, bugün en günahsız..

Etiketler:



Berkan Meral Salı, Ocak 03, 2012

26 Ağustos 2011

Nimetlerin Farkına Varmak


İsa aleyhisselam bir ağacın altında dua eden birini gördü. Dikkatlice baktığında adamın ayakları yürümeyen bir kötürüm olduğunu anladı. İki gözü de görmüyordu. Vücudunda ise bars hastalığı olduğu anlaşılıyordu.

Ama adam bütün bunlara rağmen ellerini kaldırmış şöyle dua ediyordu:

– Ey nice zenginlere vermediği nimeti bana ikram eden Rabbim! Sana ağaçların yaprakları sayısınca şükürler olsun!.

Hazret–i İsa kötürüm adama yaklaştı:

– Ayağın yürümüyor, gözün görmüyor. Bedenin de sıhhatli görünmüyor. Buna rağmen çoğu zenginlere verilmeyen nimetlerin sana verildiğini düşünmekte, bunun için de büyük bir mutlulukla şükretmektesin. Hangi nimettir nice zenginlere verilmediği halde sana verilen? Kapalı gözleriyle sesin geldiği yana yönelerek dedi ki:

– Efendi! Allah bana öyle bir kalp vermiş ki, o kalple O’nu tanıyorum. Öyle de bir dil vermiş ki, o dille de O’na şükrediyorum. Halbuki, dünyanın serveti elinde olan nice zenginler var ki, kalbinde O’nu tanıma sevinci, dilinde de O’na şükretme mutluluğu yoktur. Ama gel gör ki, ayakları topal, gözleri kör, bedeninde hastalıklar bulunan bu kötürüm adama Rabbim, bu sevgiyi ihsan eylemiş, bu nimetin farkına varma tefekkürünü lütfeylemiş. İşte bunu düşününce kendimi tutamıyor da:

– Nice zenginlere vermediği nimeti bana veren Rabbime ağaçların yaprakları sayısınca şükürler olsun!. diye sevinç duaları etmekten kendimi alamıyorum.

Kafa gözü kapalı da olsa kalp gözü açık olan bu kötürüm adama yaklaşan İsa aleyhisselam:

– Ver şu elini öyle ise! diyerek adamın elinden tutar, eğilerek görmeyen gözlerinden öper.

Peygamberin dudaklarının değdiği gözler anında açılır. Karşısındakinin İsa aleyhisselam olduğunu görünce heyecanlanan adam:

– Sen şu ölüleri dirilten, hastalara şifalar bahşeden mucizelerin sahibi peygamber değil misin? der.

– Belli olmuyor mu? deyince:

– Gözlerimden belli oluyor da ayaklarımdan henüz belli değil, der. Tebessüm eden Hz. İsa:

– Sen hele bir ayağa kalkmayı dene! deyince, silkinen kötürüm adam dimdik ayağa kalkar. Ayakları üzerine dikilebildiğini anlayınca söylediği ilk sözü şu olur:

– Ey Allah’ın Nebisi, sendeki bu mucizeler de O’ndan değil mi? Öyle ise izin ver de geç kalmayayım, O’na bir şükredeyim, diyerek hemen yere iner başını secdeye koyarak der ki:

– Rabbim! Seni tanıyan bir kalple, şükreden bir dil nimetinin şükrünü yapmaktan acizken, şimdi gören bir çift gözle, yürüyen iki de ayak da lütfettin. Artık bilemiyorum nasıl ödeyeceğim bu nimetlerin karşılığını?.

Bu sırada çevreden toplanan halk, gösterdiği bu mucizelerden dolayı İsa aleyhisselamın elini öpmek isterler. Ama Allah’ın Nebisi işaret eder:

– Benim değil şu secdedeki kötürüm adamın elini öpün!..

Derler ki:

– Onu secdeye indiren nimetlere biz baştan beri sahibiz. Ama hiç böyle mutluluk duymadık.

– Öyle ise der, tefekkür edin, siz de düşünün. Düşünen insan sahip olduğu nimetin farkına varır. Düşünmeyen ise mahrumiyet duygusunda kalır.


Bugün Kadir Gecesi...Kadir Gecesi değer gecesidir, Allah tarafından değerli kılınmış bir gecedir. Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Bu gece bir ömürden daha hayırlıdır. Ellerin açıldığı, gözlerin dualarla yaşardığı, kalplerin okşandığı Kadir Gecesinde bütün insanların günahlardan uzaklaşıp tövbelerinin kabul edilmesini niyaz ederim. Allah tüm inananları kendi yolundan ayırmasın,vatanımıza milletimizi her türlü beladan uzak tutsun,kahraman ordumuza karada,havada,denizde her zaman ve her yerde zaferler ihsan eylesin...Tüm inanan iyi insanları korusun,onlara iyilikler güzellikler nasip eylesin...Amin...

Berkan Meral Cuma, Ağustos 26, 2011

22 Temmuz 2011

Birlik Destanı

Allah katında Kürt, Türk, Laz, Çerkez, Alevi, Sünni farketmez ona ancak takvanız ve ibadetleriniz ulaşır......Doğarken kulağıma okunan ezanın sesi hala kulaklarımda...Peltek dillimle annemin söyletmeye çalıştığı Elhamdülillah Müslümanım hala dilimde...Gördüklerim gözlerimde...Duyduklarım kulaklarımda...Diyorlar ya;sen doğru dur eğri kendin belli eder...Ben dümdüz dopdoğru burdayım...İnsanları birbirinden ayırmayan tüm canlara gelsin...Veysel der ki;


Allah birdir Peygamber Hak,Rabbül alemin mutlak,Senlik benlik nedir bırak,Söyleyim geldi sırası
Kürt'ü Türk'ü ve Çerkes'i,Hep Adem'in oğlu kızı,Beraberce şehit gazi,Yanlış var mı ve neresi?
Kuran'a bak İncil'e bak,Dört kitabın dördü de Hak,Hakir görüp ırk ayırmak,Hakikatte yüz karası
Binbir ismin birinden tut,Senlik benlik nedir sil at,Tuttuğun yola doğru git,Yoldan çıkıp olma asi
Yezit nedir, ne kızılbaş,Değil miyiz hep bir kardaş,Bizi yakar bizim ateş,Söndürmektir tek çaresi
Kişi ne çeker dilinden,Hem belinden hem elinden,Hayır ve şer emelinden,Hakikat bunun burası
Bu alemi yaratan bir,Odur külli şeye kadir,Alevi Sünnilik nedir,Menfaattir varvarası
Cümle canlı hep topraktan,Var olmuşuz emir Haktan,Rahmet dile sen Allah'tan,Tükenmez rahmet deryası
Veysel sapma sağa sola,Sen Allah'tan birlik dile,İkilikten gelir bela,Dava insanlık davası...

Berkan Meral Cuma, Temmuz 22, 2011