01 Temmuz 2012

Çarşı 30 Yaşında

Türkiye’nin en sıradışı ve asi ruhlu taraftar grubu olan Beşiktaş Çarşı Grubu, 30. yaşını kutluyor. Beşiktaşı taraftarların twitter’da gerçekleştirdiği yaşgünü kutlama patlaşımları, ‘Çarşı 30 Yaşında’ öğesini kısa sürede ilk beş arasına soktu. Çarşı Grubu’nun 30. doğumgünü kutlamalarına özellikle Fenerbahçeli taraftarlardan da yoğun destek geldi. Çarşı Grubu nedir? Çarşı, Beşiktaş Jimnastik Kulübünün taraftarlarından oluşan belli bir grubun ismidir. 1982 yılında kurulan Çarşı grubu, futbol maçlarını ağırlıklı olarak Kapalı Tribünde izler. En bilinen sloganları “Çarşı her şeye karşı!” ve “Evdeki hesap Çarşıya uymaz”dır. En tanınan amigosu Alen Markaryan’dır. Grup, 27 Mayıs 2008 günü varlığını sona erdirme kararı aldı. Ama 21 Ağustos 2008 tarihinde, yaklaşık 200 kişilik bir taraftar grubu, ‘Alem biter, ortam biter, Çarşı bitmez’ diyerek Çarşı ve tezahüratlarının devam edeceğini Maçka Parkı’nda duyurdu. Bu grup diğer taraftarlardan ya da taraftar gruplarından ilginç bir bileşen olmasıyla ayrılmakta, maçlarda takındığı tavırlar, açtığı pankartlar, dile getirdiği tezahüratlarla farklı bir taraftar profili çizmektedir. 1980′lerin ortalarından itibaren belirginlik kazanan, 1990′lardan sonra iyice bilinir hale gelen grup, aslında homojen bir yapıdan oluşmamakta ya da belli başlı üyelerden ibaret sayılmamaktadır. Farklı sosyal tabakalardan, kültürel çevrelerden ve etnik kimliklerden, farklı ve hatta çatışan politik ve ideolojik alanlardan insanlar Çarşı Grubu adı altında toplanmaktadır. Bununla birlikte genel olarak muhalif bir görünüm ve söylem Çarşı Grubu’nun özelliği olarak işaret edilebilir. Beşiktaş kulübüyle doğrudan ilişkili grup üyeleri olabildigi gibi, özerk ve bağımsız taraftar olarak kendini ifade eden üyeler de mevcuttur. Ağırlıklı olarak üniversite öğrencilerinin de içinde yer aldığı bir grup olarak bilinmektedir. Bunun sonucu olarak grubun öne çıkan özelliği hazır cevap ve mizahi yönü gelişmiş bir topluluk olmasıdır. 27 Mayıs 2008 Tarihinde Çarşı Grubu, çeşitli nedenlerden dolayı varlığını sona erdirme kararı aldığını açıkladı. Çarşı ile ilgili “Asi Ruh” belgeselinin Beşiktaş Kültür Merkezi’ndeki galasında konuşan tribün lideri Alen Markaryan, Çarşı’nın Beşiktaş’ın önüne geçtiği yönündeki eleştiriler ve çeşitli spekülasyonlar sebebiyle “Çarşı kendini feshetmiştir” dedi ve ekledi: “Çarşı artık yok !..”. Çarşı Grubu’nun resmi sitesi forzabesiktas.com’da, Alen Markaryan adına açıldığı belirtilen başlıkta da haberin doğru olduğu teyid edildi ve “Kanallarda ve internet sitelerinde geçen haber doğrudur. Çarşı ismi bitmiştir.” ifadesi yer aldı. Yeniden dönüş 22 Ağustos 2008 Tarihinde Çarşı Grubu yeniden tribunlere dönme kararı aldı. Çarşı grubunun resmi sitesi forzabesiktas.com’da haber teyit edildi ve “dosta düşmana ilan ediyoruz. Yeni dönemde Çarşı Grubu olarak yeniden tribünlerde olacağız” denildi. Grubun içindeki insanlar sürekli bir değişkenlik arz etmekle birlikte, belirli bir anlamda Çarşı Grubunun kendisine özgü söylemi ve özgün tarzı sürekli geliştirilmekte, belirli bir doğrultuda sürdürülmektedir. Şiddet olaylarında, taraftarlar arası çatışmalarda da grubun ismi sıklıkla anılmaktadır. Birkaç çeşit Çarşı Grubu adını kullanan eğilim sözkonusudur. Sağ ve sol politik eğilimler arasında bir gerilim olduğu da söylenebilir. Bununla birlikte Çarşı Grubu denilince akla gelen daha çok tribünlerde görmeye alışık olunmadık tarzda muhalif bir söylem kullanması, sol politik söyleme ait kavramları ve sembolleri benimsemesi, güncel politik konulara ilişkin çoğu zaman beklenmedik tavır takınması olmaktadır. Örneğin Çarşı yazarken A’yı anarşizmin sembolü olan yuvarlak içindeki a şeklinde yazmaları, genelde milliyetçi ve ülkücülerin egemen olduğu kabul edilen tribünlerde başlıbaşına bir ilginçlik olarak görünmektedir. Grubun çıkışlarında belirgin bir özellik olarak anti-faşist bir söylem görülmektedir. Ayrıca grup içinde kendilerini demokrat, sosyal demokrat, sosyalist, ekolojist vb. şeklinde de ifade edenlerin varlığı da söz konusudur. Türkiye’de yaşanan terör olaylarını protesto amaçlı biri 2007 yılında Liverpool FC ile oynanan Şampiyonlar Ligi maçı ve 2008 yılındaki Galatasaray maçında kapalı tribünü kaplayacak şekilde “Şehitler Ölmez, Vatan Bölünmez” yazılı bayrak açmışlardır. Bu bayrak ulusal basın olmak üzere genel olarak olumlu karşılanırken, bazı çevreler tarafından bu pankartın Çarşı’nın klasik tavrına ters olduğu ve bayrağın içeriğinin şovenizm taşıdığı savunuldu.

Berkan Meral Pazar, Temmuz 01, 2012

:-) tarihi: İfadelerle zamanda yolculuk...


İnternetin vazgeçilmezi olan ifadeler tam 155 yaşında! İşte tarih boyunca :-) ve diğerleri...

İletişim, tarih boyunca teknolojinin gelişiminden her zaman aslan payını almıştır. Bir zamanlar dumanla haberleşen insanoğlu, bugün artık görüntülü telefonların keyfini çıkartıyor. İnternetin anında mesajlaşma yazılımları ise günümüzde dünya çapında neredeyse en sık kullanılan iletişim aracı haline geldi. Fakat pek çok kullanıcı için sanal iletişim araçlarının bir eksiği var, duyguları ifade etmek hiç de kolay değil. Bilim adamları yüz yüze konuşurken mimik ve ifadelerin, duyguları iletmenin en önemli yöntemi olduğunu ispatladılar ama MSN'de karşınızdakinin yüzünü görmediğiniz durumlarda onun tam olarak ne hissettiğini bilmeniz mümkün değil.

Neyse ki emoticon veya smiley adı verilen simgeler bu noktada imdadımıza yetişiyor. Ama bu simgelerin doğuşu genel kanının aksine internet ve MSN ile birlikte olmadı. Yazı tiplerini birer duygusal ifade olarak kullanmanın tarihi çok daha eskilere dayanıyor.

Smiley'lerin bilinen ilk kayıtlı kullanımı tam 155 yıl öncesine dayanıyor. 1857 yılında ABD'de aylık olarak yayınlanan The National Telegraphic Review and Operators Guide (Ulusal Telgraf İnceleme ve Operatörler Kılavuzu) dergisinin Nisan sayısında ifadelere ilk kez rastlıyoruz. Bu ilk ifadeler ya da evrensel adıyla emoticon'lar Mors Alfabesi ile "sevgi ve öpücük" işaretleri olarak kayıtlara geçmişti.

Daha sonra 1862 yılında ikinci kez karşımıza eski ABD başkanı Abraham Lincoln'ün bir konuşmasının metninde çıktılar. Göz kırpma şeklinde yazılmış olan bu ifadenin bir yazım hatası mı yoksa Lincoln'ün konuşmasının o noktasında vermesi gereken ifadenin ipucu mu olduğu ise halen bilinmiyor.

Fakat Smiley ilk olarak ancak 1881 yılında çok daha geniş kitlelere ulaşabildi. Bunda o dönemin popüler Amerikan mizah dergisi Puck'ın katkısı çok büyük. Derginin 30 Mart tarihli sayısında "Tipografik Sanat" adıyla yayınlanan ufak bir bölüm, mutluluk, melankoli, şaşkınlık ve kayıtsızlık anlamına gelen 4 emoticon'u simgeleri ve anlamlarıyla beraber yayınladı.

Berkan Meral Pazar, Temmuz 01, 2012

Gazi Üniversitesi Tanıtım Filmi

Berkan Meral Pazar, Temmuz 01, 2012

30 Haziran 2012

Hatırlayalım :)

Türkiye'de bir zamanlar internet, daha çok facebook yokken abazalar nasıl avlanıyordu :)

Berkan Meral Cumartesi, Haziran 30, 2012

19 Haziran 2012

Sakarya Türküsü


İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.

Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.

Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.

Akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kâinat;
Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat?

Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne,
Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine;

Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.
Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?

Rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur,
Sırtına Sakaryanın, Türk tarihi vurulur.

Eyvah, eyvah, Sakaryam, sana mı düştü bu yük?
Bu dâva hor, bu dâva öksüz, bu dâva büyük!..

Ne ağır imtihandır, başındaki, Sakarya!
Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?

İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal.
Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal,

Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan;
Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan.

Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu ân;
Kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an!

Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu;
Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu?

Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna;
Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?

Mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı tekbir?
Bulur mu deli rüzgâr o sedayı: Allah bir!

Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler;
Sakarya, kandillere katran döktü geceler.

Vicdan azabına eş, kayna kayna Sakarya,
Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!

İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su;
Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.

Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek;
Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?

Kafdağını assalar, belki çeker de bir kıl!
Bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl!

Sakarya; sâf çocuğu, mâsum Anadolu'nun,
Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun!

Sen ve ben, gözyaşıyla ıslanmış hamurdanız;
Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız!

Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;
Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider!

Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz;
Sen kıvrıl, ben gideyim, Son Peygamber Kılavuz!

Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya;
Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya!..


Berkan Meral Salı, Haziran 19, 2012

12 Haziran 2012

Şampiyon Beşiktaş Milangaz

Berkan Meral Salı, Haziran 12, 2012

27 Mayıs 2012

FEDA


Berkan Meral Pazar, Mayıs 27, 2012